KUTLUCA MAHALLESİ

TRABZON İLİ-BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ-KUTLUCA MAHALLESİ

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
Erdoğan PAMUK
SON ŞEYHÜLİSLAM
13/04/2020

SON ŞEYHÜLİSLAM

Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim. Zira yandaş ve karşıtları o kadar çok ki! Bizimkisi meslek yandaşlığı olsun ve kitaplarından başlayalım:

Dört ciltlik Mevkuful Akl başat eseridir. Hemen ifade edeyim Arapçadan Türkçeye transkripsiyon kaidelerine karşıyım ve dilimin sevgisiyle buna uymayacağım. Öyle tire, ayraç ve Fransızca apstrof dediğimiz ilave şekil uygulamalarının güzel Türkçemizi adeta katlettiğini düşünüyorum. Tarzımın mazur görüleceğini umarım.

Mevkuful Akl kitabından başlamamın sebebi, eserin daha ön sözünde Türkleri ve Türkün İslam’a hizmetlerini, hem de Abduh, Afganî gibi Ezher’in önde gelen simalarına karşı anlatıp savunmasıdır. Bu son eseri 1950-54 döneminde yazmıştır. Kaderin cilvesine bakın ki  1.6.1924 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılması üzerine  1927 yılında “Türklükten istifa etmiş” bunu şiirle beyan etmiş, 1938 yılında diğer “yüzellilikler” gibi affedilmesine rağmen bir daha Türkiye’ye dönmemiştir. “Yüzellilikler” ise Lozan’ın ürünü olup yüzelli kişiyi geçemeyecek hainler listesi şeklinde TBMM gizli oturumunda belirlenip ifşa yasağı getirilmiştir.

Son Şeyhülislam’ın çeyrek asır kadar sonra yazıp yayınladığı Mevkuful Akl eserinde, istifa ettiği Türklüğü savunmaktadır.  “ Türk düşmanlığının Osmanlı Türkünün kılıcını yemiş Hıristiyan ve Avrupalılardan geleceğini sanırken bu düşmanlığın Mısır ve Müslümanlardan çıkacağını hiç sanmazdım.  Osmanlı Türkü dini uğruna, hilafeti uğruna canını ve malını feda etmiştir. Bu nankörlüğü ancak gavurlar yapabilir. Ne yazık ki Müslümanlar Türk Düşmanlığı hastalığına düçar olmuşlardır” demektedir.  Muhalif ve muarızlarının Masonlukla suçladıkları Sabri Efendi, söz konusu eserinde “M. Abduh’un yolunun bozuk olduğunu, Onun hocası Cemaleddin Afganî vasıtasıyla Ezher’e Masonluğu soktuğunu” ifade eder.  Mısır Üniversitesi sisteminin kurucusu ve İslamî feminist Kasım Emin’in de bu yüzden yanlış işler yaptığını yazar. Hatta daha ileri giderek antisemitizm yani Yahudi düşmanlığı yapar ve özet olarak şu fikirleri öne sürer:

İnsanlığın akıl, fikir, düşünce, anlayış ve ahlâkını yönlendiren beş büyük Yahudi’yi şöyle sıralar ve çağdaşı sayılabilecek bu ünlü insanlara husumetini beyan eder. Bu önderlerin ilki Komünizmin kurucusu Marx, ikincisi Evrim Teorisinin kurucusu Darwin, üçüncü olarak psikanalizmin kurucusu Freud, dördüncüsü Pozitivizmin kurucusu Auguste Comte ve nihayet Gökalp’in üstadı sayılan sosyolog Durkheim…

Son Şeyhülislam’ın bu tespit, teşhis ve düşüncelerinin yayınlanması üzerine başta öğrencisi Ali Yakup ve birçokları karşı fikir ve düşünce üretimine geçtiler. Biz Mustafa Sabri’nin görüş ve düşüncelerini, yayın sırasına göre kitaplarının isimleri üzerinden sürdürelim:

Öncelikle belirtelim ki eserleri dinî, felsefî, siyasi ve çoğu Arapça dilindedir. Bilinen ilk eseri Musa Carullah Bigi’ye reddiye diyebileceğimiz “Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymeti İlmiyesi”dir.

-İkinci eseri Dinî Mücedditler Yahud Türkiye için Necad…

-Siyaset-hilafet ilişkisini konu alan En Nekr…

-1932 yılında yayınladığı “Meseletü Tercümetil Kuran” Mehmet Akif’in bunu okuması üzerine kendi tercüme/tefsir eserini yaktığı ileri sürülür…

-Mevkuful Beşer Tahte Sultanil Kader

-Akıl kitabının özeti mahiyetindeki El Kavlul Fasl

-Süleyman Nazif’e reddiye olarak Savmı Ramazan

-Makalelerinden derlemeler şeklinde İslam’da İmameti Kübra

-Yine yazılarından derleme şeklinde Meseleler Hakkında Cevaplar

Son Şeyhülislam, Beyânülhak dergisi ve Yarın gazetelerini bizzat çıkarmış, Alemdar, İkdam, Malumat, Yeni Gazete ve Peyamı Sabah gibi periyodiklerde pek çok yazıları yayınlanmıştır.

Mustafa Sabri Efendi 1869 Tokat doğumlu olup iyi eğitim almış, temayüz etmiş ve geleneğimize uyarak Yunus Emre, hatta Arif Hoca dedem gibi, Hocası Gümülcineli Asım Efendinin kızı Ulviye Hanımla 1890 yılında evlenmiştir. 1924 yılında vatandaşlıktan atılınca, Yunanistan’a terk edilmiş olan Batı Trakya’daki Gümülcine’ye yerleşmesinde, bu evliliğinin gerekçe olduğu anlaşılıyor. Gümülcine’de Yarın’ı neşretmiş Vatandaşlıktan çıkarılma üzüntü ve hırsıyla Türklükten İstifasını yazıp “İstifa Ediyorum” başlığıyla 29.7.1927’de burada yayınlamıştır. Bu uzunca şiirinden dolayı sevenlerinden bile büyük tepki almıştır. Şiirden bazı çarpıcı alıntılar:

“Beni hain tanıttılar sana

Sen de hain de! Dikkat et ama

Yeni Türklerce doğru söyleyenin

En mutena ismi hanidir ‘hain’

Olduğun memlekette tercihen

Otur… İmkânı yoksa Türkiye’den

Başka yer bul… Ya ölmeden İkdam…”

***

“Ben de aynıyla reddedip Türk’ü

Attım üstümden en elîm yükü

Tövbe yarabbi, tövbe Türklüğüme

Beni Türk milletinden addetme”

 

Son Şeyhülislam Şiiri, 1-Duygusal, hislere hitap eden Lirik şiir; 2-Akla ve düşünceye hitap eden Hikmet; 3-Doğrudan ruha hitabeden, felsefî İlahi olarak sınıflandırır.

Çelişkilerle dolu Son Şeyhülislam öyle sıradan bir şair değildir. Dört kez Şeyhülislamlık Makamına getirilen Mustafa Sabri’nin 1920’de istifa ettiğini de biliyoruz. Mebusluğunun yanı sıra Teali İslam Cemiyetinde İskilipli Atıf Hoca ve Bediüzzaman Said Nursi ile birlikteliği görülmektedir. Karşıtları  “Elimden gelse Türkleri Arap yaparım” dediği rivayetiyle içimizdeki Arapçıların önderi saymaktadırlar. Hatta hilafeti yeniden kurmak için Papa’dan mektupla para istediği iddiaları vardır.

Bilinen o ki Son Şeyhülislam Mısır’da ikametiyle orada bir ilim aktivitesi veya sinerji yaratmıştır denilebilir. Anadolu’nun ehlisünnet âlimlerinden Düzceli Tenibül Hatib sahibi Zahidül Kevserî ile birlikte Mısır’da; ilk aklımıza gelen, Şazelî (kahvecilerin pîri) dervişi olan Hasan el Benna ve Seyyid Kutub gibi önder insanları yetiştirmişlerdir. Hasan el Benna İslamî gençliği yetiştirip teşkilatlandırmış bu yüzden suikasta uğrayıp şehit olmuştur. İhvanların lideri olarak, fikirleri Mursî ile elli yıl kadar sonra Mısır’da iktidar olabilmiş ancak bilindiği üzere bunun akıbeti de hocası Benna gibi olmuştur. Seyyid Kutub ise önceleri Sosyalist iken İhvan’a girer ve onun da akıbeti darağacı olur.

Son Şeyhülislam’ın derin felsefi görüşleri de vardır. Misal için: “Tasavvuf Allahın rızasında fani olmak, Allah aşkıyla bakî olmaktır. Hâşâ Allahlaşmak değildir. Yaratılmış hiçbir zaman yaratıcı olamaz! İnsan Rab olamaz ama Rabbani olabilir, İlah olamaz ama İlahî olabilir. Yani Allah Dostu, Allah’a yakın, Allah adamı, Evliya olabilir. Bu da Çelebi demektir ki Türkçe Çalap’tan gelir…”

Diyor ki: “Ahirette ve Dünyada iyilerden sayılmak, huzur ve emniyet bulmak için namaz kılıyorsun. Fakat o namazın faydası senin düşündüğün kadarcık değildir. Bununla öyle yüz binlerce fayda verecektir ki senin vehmine, kavrayışına girmez. O faydaları ancak Allah bilir. Mirac olarak namazı böyle anlamalıdır”

Hakkında Diyanet Ansiklopedisi başta olmak üzere M. Ertuğrul Düzdağ ve Mahir İz bilgi vermektedir. Ancak özellikle bir imam hatip lisesine adı verilmek istenince basın tezvirata başlamıştır. Çünkü ne de olsa Atatürk’ümüzün siyasi muhalifidir. Savunmasını kendi ifadelerine bırakalım:

“-Din kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmak gıybettir!”

“-Ya doğruysa, yani iddialar onda varsa?”

“-Varsa gıybet yoksa iftira olur!”

Hele biz ölenleri hayırla anmalıyız!

12 Mart 1954’te Rahmeti Rahmana kavuştu. Oğlu İbrahim Sabri ve öğrencisi Ali Yakup birlikte ve sade bir şekilde defnettiler.

 

Erdoğan Pamuk

 

 

 

 

 

 

 

 

 



76 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAC VE KORONAVİRÜS - 19/08/2020
Güncel bu konuya bir de tarihi perspektifle bakmalıdır. Bilindiği gibi küresel pandemi dolayısıyla umre ve hac işleri askıya alınmış Kâbe bugün için ziyarete kapatılmıştır.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
ZWEİG ve ENDONEZYA - 22/11/2018
Stefan Zweig’in Amok Koşucusu ve kitap içindeki Mendel (Kitapçı-sahaf) uzun öykülerini birkaç saat içinde okudum. Okudum ya beynimde ve ruhumda dışa vurmam gereken sanki şimşekler çaktı. İşte notlarımın açılımı:
BİR RAMAZAN YAZISI - 15/05/2018
BİR RAMAZAN YAZISI
FETVALAR SAVAŞI - 28/03/2018
FETVALAR SAVAŞI
1945 Nesli Huplu Köyümüz Genç Kızları - 28/02/2018
.
KUTLUCA - 06/02/2016
Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.
2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın aziz hatırasına
ŞİNTO DİNİ VE İSLAM - 15/07/2015
Okuyucularımın Ramazan Bayramını tebrik eder, ufkunuzun açık olmasını niyaz ederim. Erdoğan Pamuk.
 Devamı
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret230647