KUTLUCA MAHALLESİ

TRABZON İLİ-BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ-KUTLUCA MAHALLESİ

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
Erdoğan PAMUK
HAC VE KORONAVİRÜS
19/08/2020

HAC ve KORONAVİRÜS

Güncel bu konuya bir de tarihi perspektifle bakmalıdır. Bilindiği gibi küresel pandemi dolayısıyla umre ve hac işleri askıya alınmış Kâbe bugün için ziyarete kapatılmıştır.

Kronolojik sırayla gideceğiz ama daha önce “2015 Hac  Facialarına Farklı Bir Bakış - 26.10.2015 “ Makalemizi hatırlamak ve hatırlatmak isteriz. Zira gitmesek de fikir ve düşüncelerimizle Hicaz’da ve konunun içinde olduk. Fahrettin Paşanın aziz hatırasına ithaf ettiğimiz yazımızda “Vinç Kazası” ve “Mina Faciası” ölçeğinde “Olmuşa ve ölmüşe tedbir gerekmez” diyen Suud yönetimini eleştirmiştik.

Yine “Şam Ak saray ve Surre Alayı” Haziran 2015 Makalemizde ise ecdadımızın yedi asır Mekke ve Medine halkına fitre, zekât ve hediye kervanı düzenlediğine değinmiş ve Arapları eleştirmişiz.

Zalim Haccac Küleyb’le (661-714) başlayalım: Küleyb lakabı Türkçe enik, it yavrusu demektir. Bu Taifli Arap, Emevi köpeği Vali, Mekke ve Kâbe’yi kuşatma altına almış mancınıklarla taşa tutmuştur. Kerbela faciasını haber alınca Emevilere karşı, Yezit’e Mekke’de isyan etmiş olan Abdullah ibni Zübeyr’i öldürüp onun isyanını bastırmış ve yaptıkları yüzünden Zalim lakabıyla tarihe geçerek valiliği sırasında kurduğu Vasıt’da ölmüş; mezarı gizlenmek gereği duyulmuştur.  

Ancak Kâbe Emevilerce iki defa kuşatılıp taşlanmış, ilki Yezit zamanında “Harra Fitnesi”  olayı akabinde gerçekleşmiş olup yıkılan duvarlar Mekke Halifesi Abdullah İbni Zübeyir tarafından onarılmıştır. İkincisinde (692 Yılı) Şam halifesi Abdülmelik zamanında,  yine Vali Haccac tarafından daha dehşetli bir yıkım olmuş; adeta Kâbe bilahare yeniden inşa edilmiştir. Haccac, Enes bin Malik, Sait bin Cübeyr gibi sahabenin büyüklerini hapsedip, eziyet edip, şehit ederek zulümler yapmış bu yüzden hep nefretle anılmıştır.

“Bismillah el Haccac” yazılı paraları tedavüle sokacak kadar becerikli bir vali idi. Zalimliği yanında Kurana çok hürmet ettiği, Kuran’da harekeleme ve noktalamayı yaptığı da bazılarınca öne sürülür… Yoksa zalimin zulmü payidar olurmuydu?

Kâbe, Hacerül Esvet ve Karmatîler: Ebu Tahir Cennabi 930 Yılında Mekke’yi bastı. 20.000 (Yirmi bin) hacıyı oracıkta katletti. Kutsal ne varsa hakaret etti. Misal; zemzem suyuna işedi. Kâbe’nin damına çıktı ve “Velev kâne hezâ el Beyt …” diye başlayan meşhur nutkunu söyledi. Mealen “Allah akıldır, akıl da Allah’tır. Böyle düşünmeyen eşektir! İmhası gerekir…”  Bu olay ve sözleri, vahyi esas alan Eşarî itikatlılar, bizim gibi aklı esas alan Maturidî itikadında olanları kınamak için kullanırlar bilesiniz!

Ebu Tahir bununla kalmıyor. Kâbe’nin duvarındaki göktaşı: Karataş, yani Hacerül Esvet’i söküp Bahreyn’e, Karmatîlerin başkenti Hecer’e götürüyor. Zannımca kendi ülke ve şehrini kutsamak istiyor, hacılar artık Karataş’ın hatırına oraya gelsin istiyor. Yoksa ne diye götürsün? Zira yirmi yıl sonra, yani 950 yılında, komik gelecek ama Halife Mutibillah tarafından Hacerül Esvet pazarlıkla 24.000 (Yirmi dört bin) dinara satın alınarak bu günkü yerine getirilip konulmuştur. Bu demektir ki hac farizası 20 (yirmi) yıl kesintiye uğramıştır.

Peki, kimdir bu Karmatîler?

İslam tarihinin zirve isimleri Hasan Sabah’tan (İsmailî Nizar kolu)  başlayarak; Mansur Hallaç’tan, bizim Ahi Evran’a (Öğretisi ve örgütlenmesi bunu teyit ediyor), Hacı Bektaş’tan Seyit Nesimi’ye kadar “Bâtınilik” yaftası vurulan her kim varsa; hele hele Şeyh Bedrettin, kesinlikle Karmatî öğretisinden beslenmişlerdir. İddialar ciddi ve düşündürücüdür.

Özellikle Mansur’a dair iddiaları biraz açalım: “Karmatî öldürmek kâfir öldürmekten daha sevaptır!” Fetvası verilmiş!  Enel Hak diyen Mansur’un tarafgirleri, aslında Hz Muhammed’in ta kendisi olduğu, Kehf Suresi  tefsiri ve “Ashabı Gar” olayı ile anlatılmak istense de bunun muarızlarının, karşıtlarının başında Gazali gelmektedir. Onun Fedaihul Batıniyye yani Bâtınilerin Rezilliklerini Nizamülmülk’ün emriyle yazdığını da biliyoruz. Nâsut ve Lahût kavramlarını tasavvufa ekleyen, kendisine gül atan Şıblî’nin dostu Mansur,  acaba öne sürüldüğü gibi “Karmatî Papazı” ya da Budist miydi?

İsmailîler: Altıncı İmam Caferi Sadık’ın İmam tayin ettiği,  kendisinden önce ölen oğlu İsmail’den İsmailiye denen Bâtıni fırka ortaya çıkmıştır. Ancak İsmailîler ikiye ayrılmışlardır. İlki Übeydullah 899 yılında Fatımîliği kurmuş ve kendini İmam ilan ederek “Her İsmailî İmamın Mehdi olduğunu” söylemiştir. İkinciler ise kayıp imam: Mehdi: 7. İmam olarak Muhammet bin İsmail’i (Yani Şakir sıfatlı İsmail oğlunu ki bunun için El Mektum adı da yaygın kullanılır) kabul etmişler ve Hamdan Karmat liderliğinde ve de ondan isimlenerek Karmatîler adıyla siyaset sahnesine çıkmışlardır.

Bizim Anadolu Aleviliğinde ise 7. İmam, Musa bin Cafer el Kâzım’dır. Hz Cafer’in ikinci oğlu olup takipçilerinin İsmail, Bâtınilik ve ilk “gaybet”, ilk Kayıp İmam düşünceleriyle ilgileri yoktur.

İhvanı Safa Risaleleri ise Karmati Programı gibidir. Bunları bir akım, bir ekol ya da entelijansiya gibi düşünmeliyiz. 51 Risalede Mantıkta Aristo, Matematikte Pisagor, Metafizikte Eflatun, Ahlakta Sokrat ve din felsefesinde Farabi'yi benimsemişler; İbni Sina, Harezmî gibi Türk olan büyüklerle ve hür düşünceyle, İslam Medeniyetini kurmuşlardır. Bazıları buna Komünal düzen, Hakça düzen, İslam’ın Ebu Zer ya da Sosyalist Yorumu diyorlar.

1150 Yılında, İbni Sina’nın eserleri dâhil, İhvanı Safa kitaplarının özel ve genel kütüphanelerdeki bütün nüshalarının toplatılıp yasaklanmasını isteyen bir Halife Müstencid’i hayırla anamayız!

200 yıl kadar hüküm süren ve Ahsa Savaşı ile Selçuklular tarafından yıkılan Karmatî Devleti için Et Türkî Farabî “Cumhuriyet ve gerçek akıl devleti” nitelemesinde bulunmuştur. Şifreli haberleşmeyi ve kod adı kullanmayı ilk defa Karmatîlerin bulup kullandığını da ekleyelim.

Irak’ın güneyi, Sevad bölgesinde kurulan ve daha sonra Bahreyn ve körfez merkezli olarak Yemen, Hindistan ve Kuzey Afrika’ya yayılan Karmatî Devleti, “Siyasal İslâm” olarak doğru değerlendirilmeli; namazı, orucu ilga eden sapkın inançları bir tarafa, Hac ve hacılık üzerine yapıp ettikleri, yeniden düşünülmelidir.

Vehhabiler: İngiliz casus Hempher’le ve 11 İngiliz subayı desteğinde isyan eden Necid’de Abdülvahhab tarafından Vehhabi devleti kurulduğu zamanda da hac işleri kolay olmamıştır.1730’dan 1818’e süren bu Vehhabi isyanını bastıran Kavalalı İbrahim Paşa dönemine kadar 88 yıl, Hicaz ve hac seyahati, Osmanlı Devleti halifeliğine rağmen müşkül ve kesintili olmuştur. 1918 Yılı sonundan itibaren Vehhabi Suudlara ve Şerif Hüseyin yönetimine bırakılan mukaddes topraklarda nihayet 1927 yılında Abdülaziz bin Suud Arabistan Kralı ilan edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ise 1947 yılına kadar hacca resmen gönderilmemiştir.

Tarihten ibret ve hisse alacaksak; Bu gün “Burç Halife” kulesi (Dünyanın en yüksek binası) ile Nemrutlaşan, şımaran petrol zenginleri olarak Yemen’de kan döken, Libya’da ve Suriye’de karşımıza çıkan Körfez Arapları ve diğer Arapları iyi tanımalıyız. Hacı adaylarımız da Kâbe’den ziyade gidecekleri “Zemzem Tower” ı görmeye ve ondan gölgelenmeye acele etmesinler. Sabırlı olsunlar çünkü hayat eve sığar! Maske, mesafe ve temizliği unutmayalım.

 

Erdoğan Pamuk

 

 



93 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
ZWEİG ve ENDONEZYA - 22/11/2018
Stefan Zweig’in Amok Koşucusu ve kitap içindeki Mendel (Kitapçı-sahaf) uzun öykülerini birkaç saat içinde okudum. Okudum ya beynimde ve ruhumda dışa vurmam gereken sanki şimşekler çaktı. İşte notlarımın açılımı:
BİR RAMAZAN YAZISI - 15/05/2018
BİR RAMAZAN YAZISI
FETVALAR SAVAŞI - 28/03/2018
FETVALAR SAVAŞI
1945 Nesli Huplu Köyümüz Genç Kızları - 28/02/2018
.
KUTLUCA - 06/02/2016
Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.
2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın aziz hatırasına
ŞİNTO DİNİ VE İSLAM - 15/07/2015
Okuyucularımın Ramazan Bayramını tebrik eder, ufkunuzun açık olmasını niyaz ederim. Erdoğan Pamuk.
 Devamı
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret229105