KUTLUCA MAHALLESİ

TRABZON İLİ-BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ-KUTLUCA MAHALLESİ

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
Erdoğan PAMUK
FLAŞ GÜNDEM KÖŞE YAZI ÖRNEKLERİM
04/05/2011
EKONOMİ VE GÜÇ          Ekonomide iki sihirli kelime vardır: Fiyat ve kalite…         Ünlü bir iktisatçıya göre işin özü kaynakların kim için alındığı ve kim için kullanıldığı’dır. 1-     Eğer kendi paranızı kendiniz için harcıyorsanız hem fiyat hem kalite önemlidir.2-     Eğer kendi paranızı başkası için kullanıyorsanız fiyat önemli, kalite önemsizdir.3-     Eğer başkasının parasını kendiniz için kullanıyorsanız bu durumdafiyat önemsiz, kalite önemlidir.4-     Eğer başkasının parasını başkası için kullanıyorsanız fiyat da önemsizkalite de önemsizdir.Bu şablona, bu kalıba uymayan hiçbir alışveriş yoktur…         Hele yukarıdaki dördüncü şık yok mu! Başkasının parasını yine başkası için kullanma durumu… İta yetkisi verilen devlet bürokratlarını tarif ediyor. Bu sayın bürokratlar fiyata da kaliteye de önem vermeyince toplum ve devlet olarak kalkınmak mümkün olmuyor. Bu yüzden pek çok âtıl yatırımBu yüzden çürük devlet binalarıBu yüzden aklınıza gelecek türlü olumsuzluklar…          Çevrenize bir bakın değerli okuyucularım. Harcama yetkisi verilen kamu görevlisi, devletimizin akçalı işlerinde eğer parayı kendi cebinden harcasa bu kadar bonkör olabilir mi? Devletin bütçesinden harcıyor çünkü kendi parası değil, bu birincisi.         İkinci yönü: mal ve hizmet alımlarının kalitesine bakınız! Bürokrat için kalitenin ne önemi var? Eğer harcama faslında ödeneği varsa hiç kuşkunuz olmasın, kaliteye değil kantiteye (sayısal çokluk) önem verecektir. Ucuz, kaliteli olabilir mi?                                               *        *        *           Kültür, sanat, iç ve dış politika, inanç, felsefe ve yerel konulardan sonra şimdi de ekonomiyle meşgul ettiğimiz aziz okuyucularımızı; “Ekonomik göstergeler iyi, enflasyon düştü” teraneleri arasında devletimizin dış borcunu ikiye katlayan iktidar uygulamalarıyla, derinleştirmek haddimiz değil ancak “kamu harcama yönetiminde kalite” konusuna dikkat çekmek isteriz.                                       *        *        *          Osmanlının duraklama dönemi… Sultan IV. Murat Bağdat seferine hazırlanmaktadır. Mabeyin başkatibi Lehistan (hani şu Ermeni tasarısını kabul eden bugünkü Polonya) elçilik heyetinin geldiğini haber verir.         Cihan devleti Osmanlıdan ekonomik yardım talebiyle gelmişlerdir. Divanda vezirler sefer ve savaş ekonomisi gerekçesiyle yardım talebinin reddini söylerler. Fakat padişah şu tarihî cevabı verir:-         İstedikleri yardım verilsin. Zira bugün yardım almaya alışanlar yarınemir almaya da alışırlar.Ceddimize inat bugün IMF’den, Dünya Bankası’ndan, ABD’den yardımalmaya alışanlar da emir almaya nasıl alışıyorlar.         Ülkemizin istenmeyen komşusu olan ABD barış ve demokrasi adına, komşudaki yangını körüklerken kıvılcımlarını sıçratmakta, bize yönelik küstahça açıklamalar ve emrivakiler yapmaktadır.          Hatırlayalım: yakın geçmişte “IMF bizim adımıza Türkiye’yi satın aldı” diyen ABD’li yöneticilere cevap verebilen çok şükür meclis başkanımız var. Yine bir Amerikalı Alvin Tofler ki merhum ÖZAL zamanında ülkemizde de modaydı, özetle gücü bir sacayağına benzetiyor. Üç ayağından biri kabaca güç; beden ve kol gücü, ikinci ayağı ekonomik güç ve diğer ayağı bilgidir.          Tarih süreci içinde beden ve ruh gücünü gerektiren kılıç, kalkan, yay gibi kol gücü ile fütûhat ruhu birleşip atalarımız ön plana çıkmıştı.          Daha sonra sanayi devrimi ile batı ekonomik bir güç olarak üstünlük sağladı. Biz ıskaladık.         Şimdi bilgi çağında bilgi kuvvetini elinde tutan devletlerin üstünlüğünü görüyoruz.          Aslolan gücün üç ayağına da sahip olmak iken, devletimizin ekonomik güçten yoksunluğuna hayıflanıyoruz. Hiç olmazsa toplum olarak bilgi kuvvetine sahip olursak, ekonomik gücü elde edebileceğimize inanıyorum.

         İyi haftalar dileğimizle… Bilgili kalın!

  


1683 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAC VE KORONAVİRÜS - 19/08/2020
Güncel bu konuya bir de tarihi perspektifle bakmalıdır. Bilindiği gibi küresel pandemi dolayısıyla umre ve hac işleri askıya alınmış Kâbe bugün için ziyarete kapatılmıştır.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
ZWEİG ve ENDONEZYA - 22/11/2018
Stefan Zweig’in Amok Koşucusu ve kitap içindeki Mendel (Kitapçı-sahaf) uzun öykülerini birkaç saat içinde okudum. Okudum ya beynimde ve ruhumda dışa vurmam gereken sanki şimşekler çaktı. İşte notlarımın açılımı:
BİR RAMAZAN YAZISI - 15/05/2018
BİR RAMAZAN YAZISI
FETVALAR SAVAŞI - 28/03/2018
FETVALAR SAVAŞI
1945 Nesli Huplu Köyümüz Genç Kızları - 28/02/2018
.
KUTLUCA - 06/02/2016
Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.
2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın aziz hatırasına
 Devamı
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.30248.3357
Euro9.69179.7306
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret230765