KUTLUCA MAHALLESİ

TRABZON İLİ-BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ-KUTLUCA MAHALLESİ

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
Erdoğan PAMUK
Çok ilgi uyandıran, bir okucumun çerçeveletip duvarına astığı bir yazım.
04/05/2011
BUGÜN IRAK’I ANLAMAK VE YEZİD ÜZERİNE             Rahmetli hocamız Prof. Dr. Mehmet Altay KÖYMEN’den duyduğum “Her tarihçi devlet adamı olmaz ama, her devlet adamı tarih bilmelidir.” sözünü biraz daha açalım: Tarih okuyana ibret için yazılır. Geçmiş olaylar bilinmeyen geleceğe ait karar mekanizmalarını etkiler. Bu yüzdendir ki kitlelerin kaderlerini ellerinde tutan yöneticiler, durumlarını tahlil ve geleceklerini tayin için, tarihe ve tarihçilere muhtaçtırlar. Bu düşüncelerden hareketle, bir tespitimi ibret alınması için, okuyucularımın dikkatine sunmayı amaçladım.              İslam düşüncesi ve kültürü içinde süregelen ve günümüzde istismar konusu olan / olmaya devam eden Şia’nın (Alevîliğin); düşünce özünü anlamak ve geleceğine yön vermek, meselenin iyi anlaşılmasına ve çözümüne katkı sağlayabilmek için, çarpıcı bir başlıkla girdiğim yazımda iktibasımız: Diyanetin Kur’an  Meali ve heyecanımıza sebep Aksaraylı tarihçi Kerimüddin Mahmut’un Müsameret-al Ahyâr (=İyilerin Gece Konuşmaları) isimli kitabıdır. Eser, Kerbelâ ve Yezid’den yedi asır kadar sonra telif edilmiş ve eserden de  yedi asır kadar sonra, olaya politik olmayan,objektif, gerçek yaklaşımı sağlamayı hedefliyorum.              Çok yazılıp işlenen ve herkesçe bilinen Kerbelâ faciası; Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin ile Muaviye oğlu Yezid’in saltanat ve hilafet mücadelesinin hicrî: 61, miladî 680 senesindeki vahim sonucudur. Olay tam bir katliamdır. Katliamdaki belli isimlerin konumu ise şöyledir:             Şemr oğlu Zilcevşen: Olayın kötü kişisi; tertip, teşvik, tahrik ve fitnecisidir.              Yezid oğlu Havli: Kâtildir. Hz. Hüseyin ve aile efradını şehid etmiştir. Said oğlu Amr: Katliam birliğinin komutanıdır.             Ubeydullah: Yezid’in Kûfe Valisidir. Katil Havli’nin boynunu vurdurmuştur.             Şimdi gelelim olayın ve sonrasının mantık ve felsefesini yansıtan, bizce çok önemli, müslümanların üzüntüsünün yerine İlâhî takdirin teslimiyeti gereğine:              Şehidin kesik başı ile esirler, Şam’da Yezid’in huzuruna getirilmişlerdir. Yezid: -         Bize isyan ve zulüm eden değerli insanların kafasını patlatacağız. Mealindeki şiirbeytini okudu.Esirler arasında bulunan şehîd Hüseyin oğlu Ali bu söz üzerine;-         Allah’ın kitabındaki yüce hikmetlere uymak şiirden daha iyidir. Diyerek Alevî düşüncesinin kökü ve özü diyebileceğim, benim araştırmama göre Hadid Suresi 22-23. Ayetleri okumaya başladı. Mealen; -         Size yeryüzünden veya nefislerinizden erişen bir musibet yoktur ki Allah, siziyaratmadan önce onu takdir levhasında (ezelden) yazmış olmasın. Bu da Allah’a kolaydır. Bu musibetlerin evvelden takdir edilmiş ve alnınıza yazılmış olduğunu bilip, elde edemediğiniz şeylerden dolayı yeise kapılmamanız ve elinize giren nimetlerle de öğünmemeniz için size bildirdik. Allah dünya nimetleri ile büyüklenenleri sevmez.                         Yezid bu ayeti dinleyince öfkelenmekle birlikte, elini sakalına götürüp düşünerek, Emevî zihniyetini yansıtan şu tarihî cevabı veriyor; -         Bu ayetten başka yüce Allah! senin ve baban gibiler hakkında; diyerek sözebaşlayıp, tespitimize göre Şûra sûresi 30. Ayeti okuyor.-         Size erişen musibetler, kendi yaptıklarınızın cezasıdır. Allah kullarının bir çoksuçunu bağışlar. Diyerek yanındaki Şamlılara dönüp:-         Bunlar hakkındaki reyiniz nedir? Diye sordu.-         Bunların sürülmesi, cezası lâzım gelir. yönünde cevaplar aldı. Ancak hazırbulunanlardan Beşirî Ensarî oğlu Numan atıldı;-         Ey müminlerin ulusu. Eğer Hz. Peygamber sağ olsaydı, ne yapardıysa sen de öyleyap!... Yezid;-         Doğru söyledin!.. Diyerek esirlerin bağlarının çözülmesini, misafir edilmelerini,elbiseler tertip edilmesini, hürmet gösterilmesini ve Medine’ye gönderilmelerini emretti. Bu tablo karşısında Yezid’in imanı ve yaklaşık dört yıl süren devlet adamlığı hakkındakötü söz söylenebilir mi? Şamlılara ve nefsine uyup, hafazanallah! bu nesli, muktedirken kurutabilirdi. 

            “Hilâfet benden sonra 30 yıldır. Sonra zalim hükümdarlar gelecektir.” mealindeki hadis sahih midir? Sahih ise Yezîd için geçerli midir? Çünkü Yezîd görüldüğü gibi, peygamberimizin güzel soyunun devamına imkan sağlamıştır. Örneği peygamber, delilleri Kur’andır.Yukardaki sahne bir film senaryosu olarak beyinlerde iz bırakmadıkça; bugün ülkemizdeki alevilik ve Irak’a (Kerkük’e verdiğimiz mesaj: Bir gece ansızın gelebiliriz) asker gönderilebilecek olması dikkate alınarak, sadece kürt guruplardan ibaret sanılan Irak’taki durum ve Şia çoğunluğunun tutumunu doğru anlamak mümkün değildir. 1400 Senelik Kûfe, Necef, Kerbelâ fikriyatı bu topraklar insanının, tabir yerindeyse, genlerine işlemiştir.

             Tarihten günümüzü etkileyen Kerbelâ olayının sonucunda gelişip güçlenen Şia (alevîlik) akımının; günümüzde istismar edilerek, coğrafyamızı ve geleceğimizi karartmaması için, kaza ve kader yanında Gazalî’nin “âtâ” dediği, bizim kısaca “tedbir” diyebileceğimiz, kader ve kazaya hükmedebilme beşer irademizi; İslam bütünleşmesiyle,ister sünnî ister şia olsun, topyekûn kullanmamız gerekir. Bunu anlamak için tarihte iki büyüğün yukarıda ifade ettiği ayetlerin meallerini lütfen bir defa daha tefekkürle okuyunuz.            Kutsal muharrem ayı dolayısıyla habur sınır kapısının niye günlerce kapalı tutulduğunu soruyor ve aşure gününüzü kutluyorum


2515 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAC VE KORONAVİRÜS - 19/08/2020
Güncel bu konuya bir de tarihi perspektifle bakmalıdır. Bilindiği gibi küresel pandemi dolayısıyla umre ve hac işleri askıya alınmış Kâbe bugün için ziyarete kapatılmıştır.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
ZWEİG ve ENDONEZYA - 22/11/2018
Stefan Zweig’in Amok Koşucusu ve kitap içindeki Mendel (Kitapçı-sahaf) uzun öykülerini birkaç saat içinde okudum. Okudum ya beynimde ve ruhumda dışa vurmam gereken sanki şimşekler çaktı. İşte notlarımın açılımı:
BİR RAMAZAN YAZISI - 15/05/2018
BİR RAMAZAN YAZISI
FETVALAR SAVAŞI - 28/03/2018
FETVALAR SAVAŞI
1945 Nesli Huplu Köyümüz Genç Kızları - 28/02/2018
.
KUTLUCA - 06/02/2016
Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.
2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın aziz hatırasına
 Devamı
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret230647