KUTLUCA MAHALLESİ

TRABZON İLİ-BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ-KUTLUCA MAHALLESİ

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
Erdoğan PAMUK
YİNE BİBLİYOMETRİ VE DE İSLAM ŞÛRÂSI
14/12/2014

YİNE BİBLİYOMETRİ VE DE İSLAM ŞÛRÂSI

İslam Şûrasının toplandığı ve Cumhurbaşkanımızın açış konuşmasıyla gündemimize oturan Osmanlı ve Osmanlıca Dersi konusunda birikimlerimi Sitemiz müdavimleriyle paylaşmak isterim. Köşe yazılarım arasında, altında sevgili Zekeriya Bebek’in yorumu bulunan 2011 yılındaki “İslâm’ın Meseleleri ve Bazı Tespitler” başlıklı yazımla sizleri bibliyometri kavramıyla tanıştırmıştım. Söz konusu makalemle, zaten yine söz konusu Şûrânın önemli bir paydaşı olduğumu düşünüyorum. Bu açıdan meslektaşım Nilüfer Saros’tan aldığım bibliyometri rakamlarına geçmeden önce, kendisine teşekkürlerimle, genel yaklaşımın iki aşamalı temel girişini izah etmek isterim:

I-                   Osmanlı’da okuryazar oranı % 3 idi. Yani % 97 okuma yazma bilmez cahillerdi. Bu durumu gören Cennetmekân Abdülhamit Han rüştiyeleri, idadileri, sultanileri ve darülfünunları açarak eğitime el attı. Atatürk’ümüz de, 10 dil bilen Çakmak’ımız da Cumhuriyetimizi kuranlar da böyle eğitim aldılar. Retrospektifine,  yani geçmiş gelişimine bakarak, şaşaalı İslam uygarlığı inkırazının/çökmesinin, medreselerdeki matematik, fizik, astronomi, tıp gibi ilimlerin, hilafetle beraber gelen kadızâdelerce müfredattan kaldırılması ve sadece din ilimlerinin okutulmasıyla XVI. yüzyılda son bulduğunu bilip öğrenmeliyiz. Ve daha da geçmişine gidelim:

II-                Bu anlayışta peygamberimizin ümmi olduğu iddiası vardır. Ve benim bilgisiz Müslüman kardeşlerim de geçmişte olduğu gibi aldatılmışlardır. Evet! Peygamberimiz çobanlık ta yapmıştır. Lâkin O, Hatice Validemizin eşi ve ticaretini yönetecek kadar hesap kitap okuma yazma bilirdi. Ümmiliğine gelince: O Tevrat ve İncilin ümmisiydi. Kuran’la 23 yılda vahiyle inen enbiya kıssalarını daha önce elbette ki okumamış, bilmiyordu. Yorum meselesi ve anlayışı! Cebrail melek sıkıştırınca kendisinde ilahi vahyi yazacak mecal mi kalıyordu? Haliyle vahiy kâtiplerine yazdırıyordu. Detayını ulemaya bırakalım da Allah’ın İKRA/OKU ilk emrini ben 40 yıldır söylüyorum. Bunu iş edindim! “Allah indinde din İslam” sa, ki çok şükür buna imanım var! Bir Müslüman olarak dünyada henüz İslam’la tanışmayan beş buçuk milyar insanın yükü sanki omuzlarımda! Tebliğde ne kadar eksiğiz! Ve TEVHİD dinine (bir buçuk milyarız) mezheplerle/cemaatlerle, şu halimizle yakışmıyoruz! Son bir cümle “ Sanki Hinduları, Çinlileri, Japonları, diğerleri ve ateistleri Allah yaratmadı! Onlar İNSAN değil! Yok, böyle bir algı!” Şimdi bibliyometri rakamları:

 

Avrupa’da yüzde 21 olan kitap okuma nüfus oranının Türkiye’de binde bir olduğu, dünyada en fazla kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 oranlarıyla İngiltere ve Fransa yer almaktadır.  Bu ülkeleri sırasıyla Japonya yüzde 14, Amerika yüzde 12 ve İspanya’nın yüzde 9 ile takip ettiğini ve Türkiye’nin yüzde 0,1 okuma oranı ile listenin son sıralarında yer bulduğunu vurgulamak lazımdır. Bu rakamlarla AB hayaldir!

Kitap Türkiye'deki ihtiyaç maddeleri listesinde 235. sırada yer alıyor. İhtiyacımız yok yani!


Türkiye'deki Halk kütüphanelerinde 13 milyon kitap olmasına karşılık, Rusya da 739 milyon, Almanya’daki kütüphanelerde 104 milyon kitap mevcut. Bulgaristan da ise 46 milyon. Nüfuslarına göre düşününüz.

Türkiye’de Halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı 493 bin 500 iken, İran da 7 milyon, Fransa da 16 milyon, İngiltere de 35 milyon kütüphane üyesi bulunuyor. Kıyaslayınız!


Almanya da 7 bin 500 kişiye 1 kütüphane düşerken, Türkiye’de 68 bin 500 kişiye 1 halk kütüphanesi düşmektedir. İşte medeniyetimiz!


Türkiye kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumdadır. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu’na göre Türkiye'nin okuma alışkanlığında Uganda, Tanzanya gibi ülkelerin de bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada yer alıyor. Ayıptır ayıp!


Bir yılda, ders kitapları hariç Amerika'da 72 bin, Almanya'da 65 bin, Brezilya'da 13 bin, Türkiye'de ise sadece 6 bin 31 kitap yayımlanıyor. (Bu yıl bir kitapla şükür ki katkım var!)


AB ülkelerinde kişilerin yıllık kitap harcaması ortalama 500 dolarken Türkiye'de 2 dolarcık.

8 milyon nüfuslu kardeş Azerbaycan'da bile kitaplar ortalama 100 bin tirajla basılırken, 75 milyonu aşkın Türkiye'de bu rakam ortalama 2 bin - 4 bin dolayında. Çünkü Türkiye'de düzenli okuma alışkanlığına sahip kişilerin sayısı sadece 70 binler dolayında.

Türkiye'de dergi okuma oranı yüzde 4, gazete okuma oranı yüzde 22, radyo dinleme oranı yüzde 24, televizyon izleme oranı yüzde 95. TV esiri olmuşuz!


Birleşmiş Milletlerin insani gelişim raporunda ülkeler kitap okuma oranına göre sıraya dizilmiş. Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında ancak 86. sırada. Sakın okumayalım! Okursak öğreniriz!


Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı bir yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap okuma düşüyor. Kitapsız Türkiye!


Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965'e göre 14 kat arttı. Ama Yüksek Öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 1965'in de altında kaldı. Bu nasıl öğrenim? Nasıl eğitim?

Bu bilimsel veriler uzar gider. Çok pesimist/kötümser olduğunu düşünüyorsanız ki öyle sanırım ama olsun deyiverin gerçekler acıdır.

Türkiye’deki durumu benim yaptığım gibi retrospektif/geçmişine bakmış olarak farklı incelemek isterseniz:

KAYNAK OLARAK Türkiye Kültür İstatistikleri dermesinden tarihsel olarak alabilirsiniz. (ISBN 978-975-19-6273-7). Daha doğrusu vahim durumumuzu daha açık ve net görürsünüz.

 2023'e Doğru Türkiye'de Üniversite Kütüphaneleri Mevcut Durum, Sorunlar, Standartlar ve Çözüm Önerileri.

Öğrendiklerinizin hayırlı olması dileğimle!

 

Erdoğan Pamuk

 



1854 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Yorum devamı     14/01/2015 09:46

Yazınızla ilgilide birkaç şey söylemek istiyorum.Avrupada ve dünyanın önde gelen ülkelerinde okuma yazma oranının yüksek olması o ülkedeki insanların öğrenmeye olan açlığından olsa gerek.. maalesef bizim toplumumuz medya vs. aracılığıyla esir olmuş bir toplum. tv.de ne çıkarsa inanacak hale geldik. geçenlerde bir kitapta şöyle bir söz okudum hoşuma gitti: "bilgi sınırı olmayan bir denizdir. bilgi dileyen ise denize dalan bir dalgıç" Yazınızda dikkatimi çekti. Nasıl siz 5,5 milyar insanın yükünü omzunuzda hissediyorsanız bende aynı duyguları paylaşıyorum. Müslümanlığı, inanmayanlara yaymak bence her müminin omzumuza yüklenmiş bir sorumluluk.Allah hesap günü bize sormayacakmı kaç kişiyi hatasından döndürdün diye :( Sonuç olarak bizler böyle bir araştırma yaptığınız ve bizleri bilgilendirdiğiniz için çok şanslıyız.Rabbime şükürler olsunki köyümüzde sizler gibi öğrenme açlığımızı giderecek ilim insanları var. Allah sizden razı olsun.
Emrah Pamuk

Yorum     14/01/2015 09:46

Öncelikle Çalışma için Teşekkürler ..Birkaç sorum olacak. Osmanlı döneminde okuma yazma oranının bu denli düşük olması acaba insanların birşeyleri öğrenmelerinin önüne geçmek içinmi yoksa tembellik ve imkansızlıklar yüzündemi olduğunu merak ediyorum. diğer sorumda İnsanları okumaya nasıl teşvik edebiliriz? Öğrenme isteğini nasıl aşılarız?
Emrah Pamuk

DEVAMI     08/01/2015 21:19

Bir başka dindar ulemadan dostum eleştiri dozunu yükseltti. "-Osmanlıya haksızlık ettiğimi, eğitimin hiç te geri olmadığını" hakaretamiz bir üslupla bildirince iş tartışmaya döküldü. Gerçekten az bile yazmışım: Kendisine ifade ettiğim gibi "Bir zamanlar Neo-Osmanlıcılıkla suçlanıyordum. Bu gün/7 Ocak 15'te Ankara konuşmasında kampüs yerine külliye dememizi emreden adaşımın beyanından cesaretle yazabilirim ki: Geçen yüzyılın başında Azınlık/Ajan okullarının(İng. Fr. Alm. Amerikan, İt. Avst. vs) toplam öğrenci sayısı 85 bin iken Cennetmekân Abdülhamit, yani devlet okullarında sadece 35 bin idi. Demem o ki koskoca Osmanlıyı bu azınlık eğitimi yere serdi. EĞİTİM/OKUMA/ÖĞRETİM ŞART! Erdoğan Pamuk
Erdoğan PAMUK

BENİM YORUMUM     08/01/2015 21:17

Şu an itibarıyla 23 günde 342 okunma rakamına ulaşan yazım altında yorum görülmeyişinin iki nedeni olmalı. Birincisi yorum yazmayı teknik olarak bilmeyip üyelik(!) engeline takıldıklarını söyleyenler. İkincisi doğrudan telefonla şahsıma ulaşıp yorumlarını/eleştirilerini doğrudan söyleyenler. Örnekleyecek olursak: Bir dostumuz "beğendiğini ve tebriklerini" iletirken "bunları yazı altına yorumlayarak kıymetlendirmesini" kendisinden istediğimde "-Ya! Ben teolog değilim, doktorum! Anlamam ki ama hoşlandım. Uzmanlık alanım değil ama cesur bir yazı" diyor.
Erdoğan PAMUK

Yazarın diğer yazıları

HAC VE KORONAVİRÜS - 19/08/2020
Güncel bu konuya bir de tarihi perspektifle bakmalıdır. Bilindiği gibi küresel pandemi dolayısıyla umre ve hac işleri askıya alınmış Kâbe bugün için ziyarete kapatılmıştır.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
ZWEİG ve ENDONEZYA - 22/11/2018
Stefan Zweig’in Amok Koşucusu ve kitap içindeki Mendel (Kitapçı-sahaf) uzun öykülerini birkaç saat içinde okudum. Okudum ya beynimde ve ruhumda dışa vurmam gereken sanki şimşekler çaktı. İşte notlarımın açılımı:
BİR RAMAZAN YAZISI - 15/05/2018
BİR RAMAZAN YAZISI
FETVALAR SAVAŞI - 28/03/2018
FETVALAR SAVAŞI
1945 Nesli Huplu Köyümüz Genç Kızları - 28/02/2018
.
KUTLUCA - 06/02/2016
Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.
2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın aziz hatırasına
 Devamı
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.30248.3357
Euro9.69179.7306
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam36
Toplam Ziyaret230761