KUTLUCA MAHALLESİ

TRABZON İLİ-BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ-KUTLUCA MAHALLESİ

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
Erdoğan PAMUK
İLİM ÜZERİNE VE NEHC-ÜL BELAGA
29/01/2015
İLİM ÜZERİNE VE NEHC-ÜL BELAGAKuran’da Allah lafzından sonra en çok ilim sözü geçer ki bu da ilmin insan için önemini izaha yeter sanırım.Hadiste “Ben ilim şehriyim, Ali onun kapısıdır” buyrulmuştur. Bu demektir ki ilmi Hz. Ali’de(KV:keremallahu veche) arayacağız. Zaten bütün tarikatlarımız (yollarımız): -cehrî (alenî) olanlar- Hz. Ali’ye; ya da -Hafî (gizli) olanlar - Hz. Ebubekir’e dayandırılır.Hz. Ali’nin hutbelerini, sohbetlerini ve mektuplarını içeren 278 sayfalık Nehc-ül Belaga’sını okumaktayım.İki türlü hayıflanıyorum. İlki 58 yaşımda  nasip olması, yani geç kalmışım. İkincisi dinimize veya müslümanlara bu kötülüğün yapılmış olması. Yani söz konusu kitabın örtülmesi, bilinmemesi. Diyeceğim, Ben ki kütüphaneciyim. Onbinlerce kitabı teknik okumayla kataloglayıp sınıfladım. Yüzbinlerce kitap devrettim. (zinhar öğünmek için değil, ifade için) Lâkin bu kitabı şimdiyece ne gördüm, ne işittim, ne de adına rastladım. Bilen varsa beri gelsin! İlim/bilim açığımızın, eksiğimizin tespiti belki de buradadır. Müslümanların cehaletini hazmedemiyorum. Kuran’ın beyanıyla “ilim öğrenmek kadın erkek her müslümana farzdır”“…De ki: Ger­çekten doğru yol, Allah'ın yolu­dur. Sana gelen bu ilim­den sonra onların arzularına uyarsan, Sana Al­lah'tan ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” (Bakara, 120)Aşağıya Ledün (Allah) ilmiyle ve Kozmogoni (yaratılışla) ilgili iki alıntı paylaşıyorum.Deryada bir damla olma arzusuyla benimkisi cahil cesareti işte!Erdoğan Pamuk1.Hutbe"Hamd Allah'a mahsustur ki övenler onu hakkıyla övemezler, sayıcılar nimetlerini sayamazlar, çalışıp çabalayanlar hakkını eda edemezler. Yüce himmetler O'nu derk edemez, akıl-zekâ denizine dalanlar O'na erişemez. O'nun sıfatlarının belli bir sınırı yoktur. Bir vasfı mevcut değildir. Sayılı bir vakti, uzatılmış, bir süresi yoktur. Yarattıklarını kudretiyle yaratmış, rüzgârları rahmetiyle estirmiş ve yarattığı yeryüzünü kayalarla perçinlemiştir. Dinin evveli O'nu tanımak, O'nu tanımanın kemali O'nu tasdik etmek, O'nu tasdik etmenin kemali O'nu bir bilmek, O'nu bir bilmenin kemali, O'na karşı ihlâslı olmaktır. O'na karşı ihlâslı olmanın kemali, O'ndan sıfatları nefyetmektir. Zira her sıfat mevsuftan (sıfat sahibinden) ayrıdır. Hakeza her mevsuf da sıfattan ayrıdır. Dolayısıyla Allah'ı tavsif eden O'nu başkasına eşlemiş olur. O'nu eşleyen O'nu ikilemiş olur. O'nu ikileyen O'nu tecezzi etmiş (cüzleri ayırmış) olur. O'nu tecziye eden O'nu tanımamış olur. O'nu tanımayan O'na işaret eder. O'na işaret eden O'nu sınırlamış, mahdut kılmış olur. O'nu mahdut kılan O'nu saymış olur. "Neyin içindedir?" diyen O'nu bir şeyde sanır. (O'na mekân isnat eder.) "Neyin üstündedir?" diyen yerleri O'ndan boş bilmiş olur. Allah sonradan olmaksızın vardır. Mevcuttur; yokluğu tatmaksızın. Her şey iledir; eşleşmeksizin. Her şeyden başkadır; ayrılmaksızın. Faildir, hareket ve alet olmaksızın. Basir'dir (görendir); yaratıklarından görülen yokken. Tektir; kendisiyle varlığında ünsiyet edineceği ve yokluğunda dehşete kapılacağı birisi olmaksızın. Yaratmaya koyuldu, yarattı, öyle bir yaratma ki! Öyle ki âlemi önceden düşünüp kurmadan, hiç bir tecrübeden istifade etmeden, harekete girişmeden ve ıstıraba düştüğü bir amacı olmadan yarattı. Her şeyi vaktinde yarattı, birbirinden farklı şeyleri yakınlaştırdı/uzlaştırdı. Her şeyde bir kabiliyet ve tabiat yarattı. Suret ve şeklini düzdü, koştu. Her şeyi olmadan bilendir. Eşyayı sınırları ve sonlarıyla (tümüyle) ihata eden/kuşatandır. Eşyanın nefsini ve şeklini (iç ve dış yüzlerini) bilendir… Yaratılış:

…Sonra münezzeh Allah yerin sarpından ve yumuşağından, tatlısından ve tuzlusundan toprakları bir araya topladı, suyla karıştırıp halis bir kıvama getirdi. Nemlendirerek yapışkan hale getirdi. Bundan yönleri, ilişik yerleri, organları ve bölümleri olan bir suret (beti) yarattı. Pekinleşinceye kadar kurutmuş, belli ve sınırlı bir süre sıklaştırmıştır. Sonra O'na ruhundan lifleyince kendini idare edecek zihni, tasarrufta bulunduğu fikirleri, hizmetinde kullandığı organları, evirip-çevirdiği araçları; hak ile batılı, tadarı, kokuları, renkleri ve türleri ayıran bir bilgisi olan bir insan olu-verdi. Ayrı renklerdeki topraklarla yoğruldu. Benzer ve zıtlarla birleşik hale getirildi. Soğuk-sıcak yaş ve kuru farklı unsurları ile yoğruldu.

Münezzeh olan Allah meleklerden insana saygı için secde ederek ve huzurda bulunarak yanlarındaki emanete riayet etmeyi (hakkı eda etmeyi) ve vasiyeti uygulamaya geçirmeyi istedi. Nitekim münezzeh olan Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: "Secde edin Âdem’e. İblis dışındakiler secde ettiler."(Bakara: 34) …

  


1456 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

     04/02/2015 08:51

“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsen, Bu nice okumaktır.” demiş Allah'ın Veli kulu Yunus Emre.. Yazınızı dikkatle inceledim. Böyle bir kitabı bulmakta yine sizin araştırmacı kişiliğinizi ortaya çıkarmış. Bizleride bilgilendirdiğiniz için teşekkürler. Allah ne muradınız varsa versin.
Emrah Pamuk

Yazarın diğer yazıları

HAC VE KORONAVİRÜS - 19/08/2020
Güncel bu konuya bir de tarihi perspektifle bakmalıdır. Bilindiği gibi küresel pandemi dolayısıyla umre ve hac işleri askıya alınmış Kâbe bugün için ziyarete kapatılmıştır.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
SON ŞEYHÜLİSLAM - 13/04/2020
Beş yıl Yıldız Sarayı Hafızıkütübü yani kütüphaneci meslektaşım olan Son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi üzerine, lehte ve aleyhte değil, tarafsız bir yazı sunmak isterim.
ZWEİG ve ENDONEZYA - 22/11/2018
Stefan Zweig’in Amok Koşucusu ve kitap içindeki Mendel (Kitapçı-sahaf) uzun öykülerini birkaç saat içinde okudum. Okudum ya beynimde ve ruhumda dışa vurmam gereken sanki şimşekler çaktı. İşte notlarımın açılımı:
BİR RAMAZAN YAZISI - 15/05/2018
BİR RAMAZAN YAZISI
FETVALAR SAVAŞI - 28/03/2018
FETVALAR SAVAŞI
1945 Nesli Huplu Köyümüz Genç Kızları - 28/02/2018
.
KUTLUCA - 06/02/2016
Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.
2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
Medine müdafii Fahrettin Paşa'nın aziz hatırasına
 Devamı
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
Takvim
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam35
Toplam Ziyaret230645