• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/besikduzuhaber/
BİZİM TERCİHİMİZ BREEZE
www.breezegirls.com
BİZİM TERCİHİMİZ BREEZE
www.breezegirls.com
BİZİM TERCİHİMİZ BREEZE
www.breezegirls.com
BİZİM TERCİHİMİZ BREEZE
www.breezegirls.com
Üyelik Girişi
REKLAM ALANI
BİZE DESTEK OLUN

TRABZON HABERLERİ

Erdoğan PAMUK

Erdoğan PAMUK
KUTLUCA
06/02/2016

KUTLUCA

Kut, en eski Türkçe bir söz. Kutsallığın başlangıcı. Orhun yazıtlarında Tanrı anlamında da kullanılmıştır. Nurdur, ruhtur, Kandır.

Kut, cansızlara ve eşyaya sihir gibi geçebilir. Hayattır. Öte yandan şanstır, talihtir, uğurdur.

Şamanizm’de kut üç türlüdür:

  1. İye kut, yani soyut olan ana ruh, ana can, enerjidir.

  2. Bor kut, yani cisimleşmiş model/maket kut; kan, toprak ve yer ruhu.

  3. Sal kut, yani hava ve rüzgâr gibi hareketli kut; salgın kut.

Bir başka yaygın anlamıyla kut, Tanrının seçkin kullarına verdiği yönetim yetkisidir, Yani Allah vergisi yaratıcılık ve yetki üstünlüğü gücüdür.

Kut’u tanımlamak için kutsal enerji ve yaşam gücüdür demek yetmez. Rahmettir. Bereket ve mübarekliktir. Mesut ve bahtiyarlıktır. Asalet ve soy üstünlüğüdür. Canlılık ve tabiata hükmedebilmektir. İdi kut, Kutluk Kağan, Kutluk Devleti vb tarihî terim ve tanımlarına bu açıdan anlam yüklemelidir.

Kut, ruhtur demiştik. Doğum öncesi de vardır. Ölüm sonrası da vardır.

Kutlu: Bayram, doğum günü, zafer, mukaddes yer, kutsal kabul edilen durum ve eylemlerde dilek ifade eder, gelenektir. Kutsiyet tanımlanan, atfedilen her şeydir. Kutlu olsun! Duadır.

Binlerce yıldır kut bolsın! Kuttuktayvız! Kutlarız! Kutlu olsun, dillerde, lehçe ve ağızlarımızda Türklüğümüzün sembolü olagelmiştir.

Vatan nedir?

Şöyle desek: Vatan, ekip, dikip, biçip, ürününü yiyip, hayvan otlattığımız; havasını, suyunu tükettiğimiz; vatan, annemiz kadar aziz, sevdamız kadar sevgili; vatan, özel kut ve sırları bulunan bir güzelliktir. Toprağın, ataların, tarihin ruhundan gelen çağrıları duyabilip ve uyabildiğimiz, vatan bizimdir… Diyerek soyut/mücerret vatan kavramını somut/müşahhas hale getirmiş olur muyuz? Daha da  Sis dağının, Kayasis’in dumanını, Yoroz’dan esen poyrazı, Beşikdağı’ndan doğan güneşi… Diyerek yerelden-genele, yakından uzağa, bilinenden-bilinmeyene millet yurdu olan coğrafyaya, aidiyet/mensubiyet ve sevgi şuuruyla bağlı olduğumuz yer değil midir vatan?

Toprağın ruhunun ve ata ruhlarının mesajları ile kut’un sırlarının, çocuklara ve gençlere, biteviye anlatılıp öğretilmesi de, vatan bilincine dönüştürülmesi de, devlet’in öncelikli görevi değil midir? 

Her insanımızın, farklı kut gücü ile doğduğuna inanmak da, kut’u en çok olanlardan bir kişinin devleti yöneten olması da, kamlık dininden gelen ve İslâm la uyuşan ön kabullerimizden… Kut, İslam Peygamberi’nin, Bedir ve Uhud’daki başkomutanın “Vatan sevgisi imandandır” hadisi ve ‘şehitlerin Peygamber’in yoldaşı olduğu’ hüküm ve getirisi ile milletimiz için bir yeni boyut kazanmıştır. Vatan, sınırlarını şehitlerin ve gazilerin çizdiği topraktır: “Vatanın her parçası, istisnasız, Türk tarihinin maddî ve kesin dayanaklarıdır.” “Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”



Kut’un güçlülük kaynağı olarak yaşatılması ise, onun uğrunda emek verip, bilgileri, kanları, canları ile çalışanların çokluğuna bağlıdır. İl (bağımsız devlet), kutlu olduğuna inanılan erk (bağımsız buyurma, denetleme, cezalandırma gücü) ve yurt (vatan)… Türk tarihinin en eski devirlerinden beri, il, erk, vatan üçlüsünün kut’unu korumak, Yaratan’a yaklaşmak/yücelmek için, ön şartlardandır.

Özet olarak Kut, bir varlığın özündeki ayrıcalıklı değer; kut, Yaratan’ın bağışladığı eksiltilmez baht/talih/kader ile bu özellikten doğan, ayrıcalık, ün ve mutluluk…

***

Köyüm Kutluca adı macerası ilginç.

Eski ad ve şekliyle Hublu Karyesi.

1515 Yavuz devri tahrir defterinde, Görele kale dizdarı Hoboğlu Resul ve beş evladı adına kayıtlı iken Hoblu Karyesi olarak Türkelli’den ayrılan köyümüz; hublu-Huplu yazım değişikliğiyle 1958 yılına gelinmiştir. Ahalisi başından beri Oğuz Çepni’dir. Bu tarihte Trabzon’un cahil Valisi, kendisine köyümüzde ikram edilen kara kirazdan mülhem/ilhamla “buranın adını kanlıkiraz koydum” keyfiyetini göstermiştir. Gel gör ki köy halkı bu kanlı ve uyduruk isimden rahatsızdır. Vali Burhanettin Özkul’un köyümüzü ziyaretinde (1962) şikâyet kendisine iletilir. Köy meydanında/Kıran’da bir evliya mezarı vardı. Kadastro kayıtlarındaki “evliya düzü” adını bu kabirden alsa gerek. Vali Özkul’un dikkatini çeker “Pek kutlu bir yermiş” diye mırıldanırken, sesini yükseltip Kutluca olsun mu diye sorar ve tasdik ettirir. Bilahare kardan çöken Sinema binasının yıkılışını “Evliyanın bunu kabul etmeyip üzerinden attığı” şeklinde yorumlandığını çok iyi hatırlarım. Her halükârda bu kutlu evliya, yeni köy adımızın sebebidir. Ancak Türkiye’de 12 Kutluca köyü bulunduğu da anlaşılmıştır.

Vali Özkul da evliyamız da kut, kutlu, kutlucadır. Kutluca Vatandır!

Erdoğan Pamuk

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1586 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

2015 HAC FACİALARINA FARKLI BİR BAKIŞ - 26/10/2015
ŞİNTO DİNİ VE İSLAM - 15/07/2015
MÜJDE! HEPİMİZ CENNETLİĞİZ. - 16/06/2015
VÇZ - 12/04/2015
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
ANA SPONSORUMUZ
DEFTERE YAZ

NAMAZ VAKİTLERİ

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82503.8404
Euro4.50544.5235
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 16° 9°
Anket
KAMERALARIMIZI İZLEYEBİLİYORMUSUNUZ
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret189427