|
SÜLALELER VE SOYADLARI:
Köyümüzde 19 tür soyadı bulunmaktadır.Kutluca nüfus ve hane kayıtlarına göre en kalabalık sülalelerden başlayarak sıraya koyacak olursak:
1-DEMİRCİ(DELİ MEHMET OĞULLARI)
2-BEBEK(PEPEK)
3-PAMUK-(TIBALI- TOMARLIK)
4-YAPICI(BANAKLI-KILIFLI-ÖMERÇAVUŞ)
5-YAYLA(YAYLUĞU-YAYLAOĞLU-BİRİNCİLER
6-AYDIN(FATUĞU-ALUĞU-GİBİKLER)
7-VELİOĞLU(VAHİTLER)
8-KALAYCI
9-YAZICI
10-KARAOĞLU
11-USTA
12-GÜLEÇ
13-İKİBAŞ(İBASOĞLU)
14-TAŞ(DİFLUĞU)
15-ARI(KAHYAOĞLU)
16-GÜLCÜ(ZOYLAK)
17-ATAMAN(KELLECİOĞLU-KABAKÇI)
18-ÖZALP(ZIRAP)
19-ALAN(PANPUOĞLU)
TELAFUZ EDİLEN İSİMLER:
Aliosman(Alûsman), Ahmet(Âmit), Akif(Agif), Asım(Asim), Asiyyse(Asiye), Ayşe(Ayşi), Cafer(canfer), Teyze(deze), Fatma(Fadime), Fehime(feyme), Fevzi(Feyzi), Hatice(Hatci), Havva(Hava), Halim(helim), Kazım(kazim), Mehmet(Memet), Menşure(Meşüre), Meryem(Meyrem), Mahmut(Mamut), Muhsin(Musin), Melahat(Melât), Mevlit(Mevlüt), Miyase(Miyese), Mustafa(Mısdava), Muharrem(Muarem), Münir(Münür), İbrahim(İbrâm), Hüseyin(İsîn), Binnaz(Pinnaz), Sevim(Sevüm), Seyfullah(Seyful), Tahsin(Tasin), Tevfik(Teyfik), Vahit(Vayit), Yusuf(Yusup), Zahide(Zayde), Zeliha(Zela) gibi.
GÜZEL BİR ŞİİR
KÖYÜMÜN SOY AĞACI
Kelam-ı Selam edip döktürelim
inciler
Bizi hemen karşılar, girişte
Birinciler
Gönülleri zengindir insanları
çok renkli
Nail,Cavdar,Hamzalı, nam-ı diğer
Bebekli
Her işleri güzeldir benzerler
sanatçıya
İnanmazsan uğra bak Yağlaş ve
Saatçıya
Komediye ayarlı büsbütün
duyuları
Gülmekten öldürürler adamı
Kayuları
Tüm dertleri önemser alırdı
kaaliye
Allah rahmet eylesin Şaziye’nin
Ali’ye
Çıktık mektep yanına uyan
biyan bakalım
Bu kahve Çapınların azcuk
soluklanalım
Ya hafızlar ya alim ya da
bilgili başlı
Genellikle hep böyle bilinir
İkibaşlı
Sıladan ağıt yanar gözyaşının
seliyle
Hicrana son verilir Hasan Ali
eliyle
Rüzgar evi yıkacak garayelden
üfliyu
İyi ki mimarımız taş ustası
Difluğu
Doğuştan kopyalanır insana bazı
hisler
Misal, gülebilmenin, erbabı
İdirisler
Toprağı güne karşı bereketi
bolluğu
Beri geçe Fatuğu gaşı geçe
Aluğu
Çekiç sesiyle köyün bereketi
artardı
Çolağın kantarları yerküreyi
tartardı
Tarihi Çeşmeyanı belki
nazarlığımız
Fatihasız geçmeyin üstte
mezarlığımız
Eygidi
alt mahalle yüreklerde bir sızı
Güccük
Memet, Garaman, Zekereye Hafızı
İsmail –Ömer Çavuş Tömenler ve
Gambuğu
Gılıflıyla
birlikte hepsi de bir Banuğu
Eski Camıyanıdır köyümün
ilk çarşısı
Rahmetli Pampuğu’yla meşhurdur
Onbaşı’sı
Çaya hayran bırakır demlikten
çıkan buğu
Getiren Hasan Bebek lakabı
Halamuğu
Kaybettik Pala’mızı kimle
şaka edelim
Ölüm hep komşu bize mutlaka
fark edelim
Sofrası zengindir, sütü, yağı,
artı balı
Yerler ve yedirirler cömerttir
bu Tıbalı
Güneşin batışına susup kalır
dudaklar
Manzarayı seyreyler Zoylaklarla
Gıdaklar
Güzelliklerle dolu Dervişuğun
mazisi
Yiğit Hüseyin’leri Çanakkale
gazisi
Çileyle yoğruldular eygidi o
zamanlar
Hayata tutundular inançla
Atamanlar
Gıli’nin yanıbaşı büyük
sağlık ocağı
Hayrat-ı Helim Usta yeri
cennet kucağı
Gönüllerin beldesi tarihi
Kanlıkiraz
Şanlı köy mazimizi ne olur
anlat biraz
Sen milletin kalbinde
şair-yazar dilinde
Destanlaştın köylümün maharetli
elinde
Bu hakikatten sonra mevzumuza
bakalı
Elli yıllık tecrübe
Hocalar’ın bakkalı
Topallar otururlar gıran
bitişiğinde
Köyü imar ettiler muhtarlık
keşiğinde
Yusubuğun evleri tütüyu
dumanları
Millete her hizmette vardı
Alüsman’ları
Alnıdır tıpkı köyün açık ve
hep ışıktır
Vayid’in çimeninde yerle
gök yapışıktır
Av, ziraat sebebi
Gülecuğularının
Bütün bu beceriler Urus
Analarının
Sülale adlarını Gaptanuğu
aldılar
Yolu düşen herkese bi sofracuk
saldılar
Diyor, ölsem de köyün, sanatında
var izim
Medeniyet ilimle fenle olur
azizim
Şimdi de sıra geldi köyden
ayrılanlara
Büyük acıyla gidip gurbette
kalanlara
Onları unutarak mazinizi
anmayın
Köyü santimleyerek kendinizin
sanmayın
Bu güzel topraklardan hepsi de
geldi geçti
Ayrılık şerbetini önce
Kellecu içti
Tonyalı’lar gözünden hala
akıyor yaşlar
Onlar için ağlıyor
mahalledeki taşlar
Zırabuğu’n ocağı ha yandı
ha yanacak
Polis Birol’la bile inşallah
canlanacak
Buruk gitti Tösükler aylardan
da gücükdü
En son yadıgarları garip
Assiyecükdü
Çakırçoban’ın ömrü
yalnızlıklarla bitti
Bıraktığı altınlar efsane oldu
gitti
Çok güzel yerdir Hublu,
Girbiduğu’nun yurdu
Son nefesine kadar memleket
dedi durdu
Keremli’nin ışığı yanar
yazcuğazları
Gene ıssız bırakmaz evi
gızcuğazları
Her şeyim olsun deyip çekti
bütün zahmeti
Son durak Düzce dedi Halimenin
Ahmet’i
Sürç-i lisan ettiysek
diyorum ki affola
Yoksa ruz-i mahşerde
kardeşiniz mahvola
Mevladan rahmet olsun, ahrete
göçenlere
Herkesten selam olsun, gurbeti
seçenlere
Vallahi helal olsun, köye
hizmet işinde
Ben de varım diyerek kendinden
geçenlere
şiiri yazan:MEHMET YAPICI
|